Ortadoğu’da Kadınların Üretime Katılması Neden Hayati Öneme Sahip?
Ortadoğu, köklü tarihsel birikimi, zengin kültürel çeşitliliği ve genç nüfusu ile büyük bir potansiyele sahip. Ancak bu potansiyelin önemli bir kısmı hâlâ yeterince değerlendirilemiyor. Bunun en temel nedenlerinden biri, kadınların üretim süreçlerine sınırlı katılımı. Oysa kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel üretime dâhil olması yalnızca kadınlar için değil, toplumun bütünü için dönüştürücü bir güç taşıyor.
1. Ekonomik Kalkınmanın Anahtarı
Ortadoğu ülkelerinde kadınların iş gücüne katılım oranı, dünya ortalamasının oldukça altında. Bu durum, ülkelerin ekonomik büyüme kapasitesini ciddi biçimde sınırlandırıyor. Kadınların üretime katılması; tarımdan el sanatlarına, hizmet sektöründen dijital girişimciliğe kadar birçok alanda katma değer yaratır. Kadın istihdamının artması, hane gelirlerini yükseltir, yoksulluğu azaltır ve yerel ekonomileri güçlendirir.
2. Sürdürülebilir ve Dayanıklı Toplumlar
Kadınlar, özellikle yerel üretim, gıda güvenliği ve sosyal dayanışma ağlarının kurulmasında kilit rol oynar. Kooperatifleşme, küçük ölçekli üretim ve topluluk temelli girişimler çoğu zaman kadınların öncülüğünde hayata geçer. Bu yapılar, kriz dönemlerinde –savaş, göç, doğal afetler gibi– toplumların daha dirençli olmasını sağlar. Kadınların üretimde söz sahibi olması, sürdürülebilir kalkınmanın da temel taşlarından biridir.
3. Eğitim, Bilgi ve Kuşaklar Arası Etki
Üretime katılan kadın, yalnızca ekonomik bir aktör değildir; aynı zamanda bilgi ve deneyim taşıyıcısıdır. Gelir elde eden ve karar alma süreçlerine dâhil olan kadınlar, çocuklarının eğitimine daha fazla yatırım yapar. Bu durum özellikle kız çocuklarının eğitime erişimini artırır ve kuşaklar arası yoksulluk döngüsünün kırılmasına katkı sağlar.
4. Kültürel Dönüşüm ve Toplumsal Eşitlik
Ortadoğu’da kadınların üretime katılması, toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden tanımlanmasına da zemin hazırlar. Kadının yalnızca “tüketen” ya da “ev içi emekle sınırlı” bir konumda görülmesi, üretim süreçlerine aktif katılım sayesinde dönüşür. Ekonomik olarak güçlenen kadın, toplumsal hayatta daha görünür olur; bu da daha adil, eşitlikçi ve kapsayıcı toplumların önünü açar.
5. Yerel Değerlerin Küresel Pazara Taşınması
Kadınlar, Ortadoğu’nun yerel bilgilerini, geleneksel üretim tekniklerini ve kültürel mirasını yaşatan en önemli aktörlerdendir. El emeği ürünler, yerel gıda üretimi, doğal ve sürdürülebilir yöntemler kadınların üretimde yer almasıyla korunur ve küresel pazarlara taşınabilir. Bu hem kültürel mirasın devamlılığını sağlar hem de kadınlara yeni gelir kapıları açar.
Sonuç: Potansiyel Açığa Çıkmayı Bekliyor
Ortadoğu’da kadınların üretime katılması bir “sosyal sorumluluk” meselesi olmanın ötesinde, stratejik bir kalkınma gerekliliğidir. Kadınlar üretime dâhil olduğunda ekonomi büyür, toplum güçlenir ve gelecek daha umutlu bir zemine oturur. Bu potansiyelin açığa çıkması için kamu politikalarından sivil topluma, özel sektörden yerel girişimlere kadar herkesin ortak sorumluluğu bulunuyor.
Kadınların ürettiği bir Ortadoğu, daha adil, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir Ortadoğu demektir.